www.Muzikseveriz.blogspot.com

Copyright © 2009 Bu Sitede herhangi bir şekilde mepe-3 dinletme veya mepe-3 kaydetme bulunmamaktadır. Sitemizde albüm tanıtımları, şarkı sözleri, sanatçı biyografileri ve klipleri mevcuttur. Site içeriğinde uygun olmayan materyal hakkında bize ulaşın

Menü

Anasayfa ~ Yeni Albümler ~ Müzik Haberleri ~ Yabancı Albümler ~ Şarkı Sözleri

LÜTFEN BİR KAÇ SANİYE BEKLEYİNİZ...

23 Şubat 2009 Pazartesi

Hadise Biyografi

reklam

Hadise

1985 yılında Belçika'da doğan Hadise'nin ilk single'ı Sweat (Terle-1 Kasım 2004) çıktı ve single'ın hit olmasıyla müzik kanallarında klipleri sık sık gösterilmeye başlandı. Yurtdışında çıkardığı ikinci single'ı Stir Me Up (Kışkırt Beni - 6 Mayıs 2005) ile tüm Avrupa'da farkedildi ve çıkış parçası "Stir Me Up", pek çok Summer Hits albümüne girdi. Üçüncü single'ının adı olan Milk Chocolate Girl (Sütlü Çikolata Kız - 9 Ekim 2005), daha sonra Hadise'nin lakabı haline geldi. Dördüncü single'ı Ain't No Love Lost (13 Ocak 2006) albümündeki Ain't No Love Lost adlı şarkının "Burdayım" adıyla Türkçe bir versiyonu oluşturuldu. Hadise'nin beşinci single'ı Bad Boy (Kötü Çocuk - 4 Ağustos 2006), yazın piyasaya sürüldü ve diğer albümler gibi o da dinleyici kitlesinden olumlu tepkiler aldı. 3 Ekim 2007 tarihinde yeni single çalışması olan "A Good Kiss" adlı single'ı piyasaya çıkardı ve şarkının klibini İstanbul'da çekti.

Kendisine örnek olarak Christina Aguilera, Brandy ve Beyoncé'yi gördüğünü belirten Hadise; Prince, Janet Jackson, Tina Turner, Alicia Keys, Toni Braxton, Jamiroquai ve U2'nun da, yaptığı müziği etkilediğini söylüyor. Şarkılarında klasik, rock, soul ve diğer dünya müziklerini harmanlamaya çalıştığını belirtiyor.

Reklam
Bu Haberi Facebook'ta Paylaş
reklam

Canan Leslie ANDERSON

reklam

Canan Leslie ANDERSON , Italya (Vicenza)'da doğdu. İstanbul Belediye Konservatuarı'nda keman öğrenimine başladı, İlk konserini 6 yaşında Avusturya Kültür Merkezi'nde verdi. Mimar Sinan Üniversitesinde Prof. Dr.Gönül Gökdoğan'ın öğrencisi oldu. Öğrencilik yıllarında birçok gençlik orkestralarıyla çalıştı. Adana Senfoni Orkestrası'nda konuk olarak çaldı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nda göreve başladı.

1993'te Avusturya'ya yerleşen Canan Leslie ANDERSON, 1994'te dünyada ilk kez gösterime giren "Kugeln des Sultan" adlı eserde baş kemancı olarak görev aldı. 1995'te Salzburg Mozarteum Orkestrası ile İtalya turuna katıldı. 2 yıl Salzburg Üniversite Orkestrası'nda baş kemancı olarak görev yaptı. 1996'da 3 hafta boyunca konuk sanatçı olarak Hindistan'da Bombay Senfoni Orkestrası'yla baş kemancı olarak çalıştı. 1998'de Salzburg Festsaal Schloss Mondsee'de konser verdi, 1998-1999 yılları arasında Junge Philarmonie Ostwürttemberg'de baş kemancı olarak görev aldı.

Anderson, Avusturya'da özel keman dersleri verdi, Avusturya televizyon dizisi "Helicop"da oyuncu olarak rol aldı. 1999'da Istanbul'a dönen Canan Leslie ANDERSON, İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde tekrar göreve başladı. Bir çok ünlü pop sanatçısının konserlerinde ve tv programlarında keman ve vokal eşliğinde bulundu. Prodüktör Özkan Turgay ile çalışmalarına devam etmektedir.

Dünyaca ünlü orkestralarda baş kemancı olarak görev alan Canan Leslie ANDERSON yurt dışındaki çalışmalarından sonra vermiş olduğu yüzlerce konser ve tv programlarıyla da adını ülkemizde duyurmayı başarmıştır.

Reklam
Bu Haberi Facebook'ta Paylaş
reklam

Burcu Güneş Biyografi

reklam

12 Ağustos'ta İzmir'de doğdu. Ailenin tek çocuğu olarak müzikle iç içe büyüdü. Şirinyer'de geçen çocukluk yılları ailesindeki ayrılıklar ve mücadelelerle geçti. Babasının müzikle dolu dünyasında küçükbir çocukken bile her an evde ve babasının çalıştığı yerlerde olan müzik provalarında pek çok şeye iştirak ederek, ilk bestesini 12 yaşında yaptığında gelecekte müziği seçeceğini göstermeye başlamıştı bile.

Sürpriz sayılmayacak ilk sahne deneyimine babasının işleri nedeniyle, İzmir'den Antalya'ya taşındıklarında 13 yaşında babasına vokal yaparak başladı. Aslında böylece profesyonel sahne çalışmalarına ilk adımını atmış oldu.

Bir süre sonra babası ile kurdukları Dio, Trio ve orkestralarla, büyük otellerde ve tatil köylerinde jazz ve pop müzik şarkıları söyledi. Burcu daha o yıllarda kendi dinleyici ve hayran kitlesini oluşturmaya başlamıştı. Çevresindekiler ve bu süre içerisinde onu duyan, dinleyemeye gelen insanlar küçük bir çocuktaki bu güçlü ses ve şarkı söyleme yeteneği karşısında büyük hayranlık ve şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. Çoğu onu jazz söylerken bir İngiliz veya Amerikalı zannederek yanına yaklaşıp konuşmaya başlıyorlardı. "Zenci gırtlaklı beyaz kız" lakabı o günlerden kalan bir tanımlamaydı.

Annesi ve babası Burcu henüz 7 yaşındayken boşanmışlardı. Yıllarca annesine duyduğu özlemin birikimi sonucu 18 yaşına geldiğinde İzmir'e giderek onunla yaşamaya başladı. Aynı yıllarda İzmir 9 Eylül Devlet Konservatuar Müdürü Prof. Müfit Bayraşa'dan şan, artikülasyon ve solfej dersleri alarak kendini geliştirmeye devam etti. İzmir'in tanınmış Jazz klüplerinde ve bazı büyük otellerinde, yaz ayları Bodrum'da şarkı söylerken bir yandan Müfit Bayraşa ile çeşitli festivallere ve müzik yarışmalarına katıldı ve birçok ödül aldı. Aynı dönemde kendi söz ve bestelerini o yıl İzmir'e gelen dünyaca ünlü klasik piyanistimiz Burçin Büke'ye dinletti. Birlikte stüdyoya girerek her ikisine ait şarkılar oluşturup kayıtlarını hazırladılar.

Bu kayıtlar İstanbul'a Raks Universal plak şirketine gönderildi. Bir hafta sonra bu şirketten Galip Kayıhan ve Koral Sarıtaş'tan gelen teklifle acil olarak İstanbul'a ilk albümünü hazırlaması için çağırıldı.

1998 yılında Türkiye'nin en önemli müzik adamlarından Garo Mafyan, Nino Varon, Tanju Arıkan ve ekibiyle ilk albümü "Aşk Yarası"nı piyasaya süren Burcu, bu albümde ayrıca Gloria Gayner'ın söylediği "First be a Woman"
isimli şarkıyı Zeynep Talu'nun yazdığı Türkçe sözlerle yorumladı. Albümden 2 şarkı "Alimallah ve Yaşadık Bitmedi" Fransa'da "compilation" bir albümde yer aldı ve oldukça ses getirdi. 1998 yılının en iyi çıkış yapan bayan pop şarkıcısı oldu. Ülkemizin tanınmış sanatçıları, köşe yazarları ve büyükleri tarafından desteklenen, basına lansman kapağındaki "Güneş'in Kızı" Burcu artık Türkiye'deki üç önemli sesten biri sayılıyordu.

1999 yılında Amerika'da yaşayan müzisyen Melik Yirmibir ile ikinci albümün hazırlıklarına başladı. Bu albümünde daha farklı yönlerini ortaya koymak isteyen Burcu, dünyaca ünlü müzik adamı, besteci ve prodüktör Ara Dinkjian ile bu albümünde ortak bir çalışmaya girdi ve 5 adet Ara Dinkjian şarkısını yorumladı. Bu etnik müzik tarzıyla birleşmiş pop kültüründeki çalışma, Amerika'da dünyaca tanınan müzisyenlerin katkılarıyla tamamlandı. Davulda Horacio 'El Negro'Hernandez, klavyede Jim Beard, perküsyonda
Arto Tunçboyacıyan bunlardan bazılarıdır. Kendi söz ve besteleriyle albümde üretici yanını daha da pekiştiriyordu. Erol Köse ile anlaşmaya varan ve şirketini, sözleşmesini yenileyen sanatçı albümü biraz da yeni ekibiyle tazeledi. Zenci gırtlağı ile tanınan Burcu Güneş bu çalışmasında pop tarzının dışına çıkan bir eser olan "Çile Bülbülüm" isimli Türk Sanat Müziği şarkısını başarılı bir şekilde icra etti ve Türkiye'de bu şarkının yıllar sonra yeniden çok popüler olmasına neden oldu.

2001 yılına kadar ikinci albümün hazırlıkları sürdü. Birçok müzisyenle işbirliği yapıldı.. Son yılların başarılı ismi Tufan Taş, aranjörlüğe ilk kez bu albümde başladı ve ilerleyen yıllardaki müzikal ortaklıklarının prodüktörlüğe varan yolu açıldı. İkinci solo çalışması "Tılsım" albümünde Erhan Güleryüz'ün "Biz Aşkı Meleklerden Çaldık" şarkısını yorumlayarak dinleyiciyi büyüledi. Albümün çıkış tarihinden sonra Burcu çok yoğun konserler vererek tüm Türkiye'yi ve birçok Avrupa ülkesini dolaştı. Bu albüm 2001 yılında 700.000'e yakın satarak o yılın en çok satan pop albümlerinden oldu. TAÇSAV'dan "Türk gençlerine örnek yaşam tarzı nedeni ile 2001 Yılı "İdeal Türk Genç Kızı" seçildi. (Genel Başkanı Doç.Dr.Hasan Acar). Kısacası ikinci albümü olan "Tılsım" aynı zamanda Burcu'nun her anlamdaki farklılığını inşa etmesini sağlayan yapı taşlarından oldu.

2002 yılında üçüncü albüm hazırlıklarına başlayan Burcu bu albümde ağırlıklı olarak (Ay Şahit, Sınıfta Kal,Uyan, Çarpar, Coğrafya, Alışmak, Uzağına Düştüm) kendi yazdığı şarkılarını kullanması, bestecilik ve söz yazarlığı alanındaki başarısını da tam anlamıyla gözler önüne serdi. "Executive producer" olarak Erol Köse ile çalışmaya devam etti.

Tufan Taş'la müzik direktörlüğünü ortak yaptıkları 2 yıl süren albüm çalismasindan sonra sanatçı 2004 yılında "Ay Şahit" isimli üçüncü albümünü piyasaya çıkardı. Albüm daha çıktığı ilk hafta Türkiye'de gündeme oturdu. Mert Ekren'in "Sahilden" şarkısında Ceza ile featuring yaparak Türkiye'de Rap müziğinde başka bir dönemin açılmasına sebep oldu. Gençlerin bu tarzı daha çok sevmesine yol açtı. Her şarkısı halk konserlerinde dinleyicileri tarafından hep bir ağızdan söylendi. Ardından şirketi ile anlaşmazlıklar yaşamaya başlayan ve T.M.S.F ihalesine kadar süren bir mücadele dönemi geçiren sanatçı, sözleşmesini ve sanatsal faaliyetlerinin haklarını kendisi satın alarak bir ilke ve özgürlük zaferine imza attı.

2006 sonuna kadar sessizliği süren sanatçı, 1,5 yıl üzerinde çalıştığı ve prodüktörlüğünü kendisinin üstlendiği "Ben Ateş Ben Su" ismini verdiği albümünü, Bülent Seyhan yapımcılığında çıkardı. Müzik direktörlüğünü Tufan Taş ve Mert Ekren birlikte yürüttü. Bu albümde aşk, özgürlük, yenilenme, sevgi, farkındalık, kendini sorgulama temalarını işledi.

Kendini yenilemek, geliştirmek için önce insanın iç dünyasından başlaması gerektiğini düşünen sanatçı, her anlamda yansımalarını gördüğü spritüel, metafizik alanlarında çalışmalara katıldı. Son birkaç yüzyıldır modernleşmenin ve maddeci bakışın, insanları gönül zenginliğinden ve ruha ait dinginlikten uzaklaştırma çabasına karşı, Mevlana felsefesi olan Mesnevi'ye ilgi duydu. Orta çağın ünlü düşünürlerinden Halil Cibran, bununla birlikte Osho ve Budizm felsefeleri de ilgi alanlarındandır.

Bugüne kadar Türkiye ve Avrupa genelinde 400'ü aşkın konser gerçekleştirirken her konserinde 20.000 ile 80.0000 bini bulan seyirci ile çok ciddi bir hayran kitlesine ulaşmayı başarmış ender sarkıcılardan biri olmuştur. Albümlerinin toplam tirajı 1.500.000.000 milyon adet civarında satarak Türkiye ve yurtdışında birçok Avrupa ülkesinde satışa sunulmuştur.

Reklam
Bu Haberi Facebook'ta Paylaş
reklam

6 Şubat 2009 Cuma

Hande, estetik yaptırdı!

reklam
Elektronik müziğe yöneldiğinden beri seksi değil farklı görünmeyi tercih eden Hande Yener, büyük bir değişimin eşiğinde. Yeni albüm öncesinde imaj değişimi için bir dizi estetik operasyon geçiren, göğüslerini de dikleştiren Yener, ayrıca birbirinden seksi kostümler hazırlattı. Reklam
Bu Haberi Facebook'ta Paylaş
reklam

Murat DALKILIÇ Röportaj

reklam
İlk single çalışması "Kasaba" ile müzikseverlerle buluşan Murat DALKILIÇ, Müzikram Dergisi'nde Ahmet ERTEN'le Hayat Müzik'in Konuğu oldu. Genç şarkıcı söz konusu prodüksiyonunu ve planlarını anlattı...

Uzun süren sahne çalışmalarının ardından gelen bir maxi single, "Kasaba" ile müzik marketlerdeki yerinizi aldınız. Öncelikle biraz söz konusu prodüksiyondan bahseder misiniz? Kimlerle çalıştınız, nasıl bir albüm oldu?

Kasım ayında nihayete erdirdik maxi single'i... Aslında sadece 2 şarkı koymayı planlıyorduk "Kasaba" ve bir cover olan "Bize gidelim beyler"i, fakat benim içime sinmedi 2 şarkıyla çıkmak... Hiç değilse 1-2 tane parça koyalım dedik ama, bir yandan da albüm için hazırladığımız şarkıları bozup single'a monte etmek istemedik, çünkü onları çok iyi hazırladığımızı düşünüyorum. Kıyamadım albümden bir şey koparmaya. 'Ne yapalım?' derken; ilk yaptığım besteyi koymak fikri aklıma geldi:) İlk albümüm olduğu için, ilk göz ağrım "Sensiz olmaz"ı koyduk. Ve yine son anda karar verdiğim "Kal diyemem" geldi. Mustafa Sandal, Selim Çaldıran, Tolga Kılıç, Aşkın Tuna ve Aytaç Özgümüş gibi isimlerle çalıştım.

Albümü çıkmadan ünlü olanlardansınız:) "Kasaba" albümü öncesinde zaten yapmış olduğunuz sahne çalışmaları ile adınızı duyurmuştunuz. Şimdi çok daha geniş kitlelere hitap ediyorsunuz. Albüm konusunda ağır adımlarla ilerlemiş olmalısınız, yoksa çok daha önceden de yapabileceğiniz bir şeydi bu...

Benim yaklaşık sekiz yıllık bir sahne geçmişim var. Bu zaman zarfında albümüm en iyi şekilde olsun diye maddi, manevi her şeyimi biriktirdim. Mesela albüme 4 yıl önce satın aldığım bir şarkıyı koydum. Şarkı 2004 yapımı ama, kısmeti 2009'da olacak inşallah... Ama o yılın şarkısı olur diye düşünüyorum, çünkü benim hala daha dinlerken tüylerimi diken diken ediyor. Bu deneyim, birikim bir şekilde çalışmalarıma yansıyacaktır ileriki albümlerde...

Kasaba bir single prodüksiyonu. Hemen çıkacak bir albümün habercisi diyebilir miyiz Kasaba için? Yoksa sektörün son zamanlarda yaşadığı olumsuzluklar sebebiyle, albüm projesi ilerleyen dönemlerde mi gerçekleşecek?

Dediğim gibi bu single çalışmasını, daha doğrusu "Kasaba"yı, tam anlamıyla albüme önsöz olarak hazırladık. Bu daha hiçbir şey diyebilirim. Ben sektördeki olumsuzlukların, yapılan kötü işlerin çok fazla olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Yoksa iyi işler hala daha yerini buluyor ama; su yadsınamaz bir gerçek, sadece en iyileri yerini buluyor, bu yüzden biz de en iyilerin arasında olmak için bol bol çalışacağız :)

Mustafa Sandal'ın yıllar önce okuduğu "Bize Gidelim Beyler" adlı şarkı, single çalışmanızda sürpriz bir şekilde yer almış. Bu şarkıyı yeniden yorumlamak fikri nasıl oluştu?

Sahnede söylemeyi çok seviyorum bu şarkıyı yıllardır, beni dinlemeye gelenlerin de en çok sevdiği şarkıların başında geliyor, o yüzden söylemek istedim. Sağolsun Mustafa Sandal da, Selim Caldıran da, Aşkın Tuna da tam destek verdiler, ben de söyledim :)

Müzik çalışmalarınızın yanında, aynı zamanda Beykent Üniversitesi'nde "Oyunculuk" eğitimi de alıyormuşsunuz. Hatta Kampüsistan dizisinde rol almışsınız bir dönem. Bu durumda haliyle sizi oyuncu sıfatıyla da yine ekranlarda görmemiz mümkün. Var mı yakın zamanda böyle bir proje?

Evet oyunculuk okuyorum Beykent Üniversitesi'nde, çok da seviyorum oyunculuğu ama Kampusistan da oynadığım pek söylenemez çünkü sadece 1 bölümdü. Dizi yayından kaldırıldı benim oynadığım bölümden sonra:)) Oynadım dersem, diğer oyuncu arkadaşlarıma haksızlık etmiş olurum. Yakın bir zamanda herhangi bir dizi veya tiyatro projesinde yer almayı düşünmüyorum açıkçası, çok güzel bir proje olmadığı sürece… Ama ileride mutlaka bir şeyler yapıyor olacağım tabii bu sektörde. Bu da benim mesleğim sonuçta...

İlk klibiniz "Kasaba"da size yakın arkadaşınız Murat Boz eşlik ediyor. Özel hayatınızdaki dostluğu iş yaşantısını da taşıyorsunuz. Nasıl oluştu bu fikir?

Biz sonuçta aynı mesleği yapıyoruz, beraber oturup güzel şeyler yaratmak için fikirler veriyoruz birbirimize. Dünyada da bunun birçok örneği var. Bizim bu işi yapmamızla beraber, Türkiye'de de olmaya başlayacak ve bunu hepimiz göreceğiz. Camianın içinde olduğumuz için, haberleri alıyoruz; önümüzdeki günlerde siz de göreceksiniz bir kaç ünlü böyle bir proje hazırlığında şu an...

Dinleyici isteklerinin ve tepkilerinin en sağlıklı anlaşıldığı yerler genellikle radyolardır. Murat Dalkılıç'ın şarkıları ile ilgili aldığı tepkiler nasıl, hangi yönde?

Ben takip ediyorum mümkün olduğunca, şu anda bütün radyoların 'top40' listelerinde "Kasaba" en üst sıralarda. Çoğunda 1 numara oldu...

Gündelik hayatınızdan bahsetmek gerekirse, kişisel olarak yapmaktan keyif aldığınız aktiviteler nelerdir? Hayatınızın renklerinden söz eder misiniz?

Ben tiyatroyla ilgileniyorum ve aynı zamanda akademik eğitimimi de tiyatro üzerine yapıyorum. Bunun dışında öğrencisi olduğum Beykent Üniversite'sinin basketbol takımında oynuyorum. Eski profesyonel basketbolcuyum ben ama, basketbolu bıraktım yıllar önce; benim içimde kalan ukdedir. Okul takımında takılarak bu yarım kalan aşkı ayakta tutmaya çalışıyorum...

Teknolojiyle aranız nasıldır? Mesela aktif olarak interneti kullanır mısınız? Özellikle size ulaşmak isteyen dinleyicilerinizin sizinle yazışacağı ve sizinle ilgili gelişmeleri takip edebileceği adresler var mı?

İnternet artık günümüzde vazgeçilmez bir sosyal iletişim ağı. Ben de doğal olarak işlerimi internet üzerinden takip edip yürütüyorum. Büyük kolaylık. Çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Ben internetsiz bir hayatı da tattım, o döneme de yetiştim, gerçekten şu ana göre çekilmez bir durum. www.muratdalkilic.net benim resmi internet sitem, mümkün olduğunca girip beni sevenlerle yazışıyorum. Bunun dışında facebook tarzı bir sanal ortamda bulunmuyorum.

Türkiye'den ve dünyadan sıkı takipçisi olduğunuz, müzikal anlamda örnek aldığınız isimleri öğrenebilir miyiz?

Türkiye'de Şebnem Ferah favori sanatçım kesinlikle başka bir isim beni o kadar etkileyemiyor. Sezen Aksu'yu saymıyorum zaten:) İlerde Phil Collins gibi bir adam olmak isterim, bunca yıl sonra ağırlığıyla bile insanları içine çekebiliyor. Çok çok çok çalışmak lazım :) Reklam
Bu Haberi Facebook'ta Paylaş
reklam

Benzer Müzik Albümleri

 
Müzik Severiz Müzik Sever Hobiler Müzik DinleYeni Müzik Albümleri New video music Bedava Müzik Dinle MüzikYeni Klipler